Yalan söylemenin bütün dinlerde kabul görmediği herkesçe bilinen bir gerçektir. Yalan sadece İslâm dininde üç yerde caiz olduğu gerçeğini göze alırsak ki bunlar;
dargınlarin arasını düzeltmek, savaşta düşmanı şaşırtmak ve aile içi sorunu gidermek içindir. Peki ya bunun dışındaki yalanlar küçük ya da büyük sorumluluk gerektirmez mi? Elbette büyük bir sorumluluktur. Bunlardan en kötüsü ve en aşağılayıcı olanı bir insana Allah adına yeminle verilen sözlerin sıradanlaştırılması ve sanki hiç önemi yokmuş gibi davranılması. İşte bu ve buna benzer sözler verip tutmayanlar yalancı ve münafıkların ta kendisidirler. Bir genç kızı evlilik vaadiyle üstelik Allah adına yeminle söz verip, aylarca oyaladıktan sonra sözünü çiğneyerek Allah'ı da yeminine alet ettiğinin farkına varmayan münafık kişiler şayet hem dünyada hem de ahirette başlarına gelecek bela ve azapları bilmiş olsalardı böyle yaparlar mıydı?
Ben hiç söz vermedim, o zaman öyle gerekiyordu deyip yakıp yıktığı kalplerden ve harap ettiği dünyadan habersiz olanlar aldıkları ah'lardan habersiz iki gün sonra ağır bedeller ödemeye başladıklarında umurunda olmayan o kandırdıkları insanları hayatlarının sonuna kadar unutamayacaklar. Daha da kötüsü zerre kadar Allah inancı olanlar yalanlarına yüce yaratıcıyı kattıklarıdan zihnen, kalben ve bedenen asla sağlık ve huzur bulamayacaklar. Dürüst olup, insana yakışır bir hayat sürmek varken, büyük günaha ve azaba düşmek akıl işi değildir Kur'an'ı Kerim'de peygambere hitaben; " Emrolunduğun gibi dosdoğru ol" emri, dürüst, güvenilir ve yalansız bir hayat yaşamak demektir ki, bir anlamıyla da insanları yaşatmak demektir. Kalpleri yakıp yıkmaktan yine o kalplerin sahibi olan Allah'a sığınalım.
Sevgilerimle,
Güven Sözlük - Güncel Başlıklar ve Entry'ler
yusuf suresi 38. ayet
i̇nsanların allah'a herhangi bir şeyi ortak koşmalarının mümkün olmadığını gösteren ayet:
“atalarım ibrahim, ishak ve yakub'un dinine uydum. bizim, allah'a herhangi bir şeyi ortak koşmamız (söz konusu) olamaz (ma kane, imkanın tersi) . bu, bize ve insanlara allah'ın bir lütfudur, fakat insanların çoğu şükretmezler.” yusuf-38
“atalarım ibrahim, ishak ve yakub'un dinine uydum. bizim, allah'a herhangi bir şeyi ortak koşmamız (söz konusu) olamaz (ma kane, imkanın tersi) . bu, bize ve insanlara allah'ın bir lütfudur, fakat insanların çoğu şükretmezler.” yusuf-38
karınca
Çoğu haşaratın aksine pis olduğunu düşünmediğim böcek. Örümcek olsa "hiaa!" der atarım üstümden. Hamam böceği görsem istifra ederim. Ama bu hayvancağızı parmağımla tutup dışarı bırakabiliyorum. Elimi yıkama gereği bile duymuyorum. Çocukluk zamanımızdan kalan bir fabl yanılgısı mı, "möbarek hayvan öldürülmez!" diyen nenelerimizin manipülasyonu mu bilmem. Temiz buluyorum bunları. Belki de iki market poşetini taşıdım diye iflahımın kesilmesi karşısında kendi ağırlığının 50 katını taşıdıkları için duyduğum bir bilinçaltı saygısıdır bilemedim..
bir anda konuşmayı kesen arkadaş
Kırmızı çizgi olarak kabul edilen olmazsa olmaz kurallarından birinin çiğnenildiğini düşünen ve arayı düzeltmeye bile gerek duymamasından, karşı tarafı hepten sildiğini belli eden kişi.
Çoğunlukla yalancılık bunun sebebi olur. İnsanoğlu içgüdüsel olarak yeni tanıştığı kişilerin zekâ seviyelerini kendinden aşağı görür. Konuştukça bu önyargısı değişir veya değişmez. İşte bu aşamada, karakteristik olarak kendini yukarı taşıma ihtiyacı yalanı da beraberinde getirir. Muhatab bunu fark ederse, konuşma bir anda kesilebilir. Çünkü kişi sizin yalancı oluşunuzu bile yüzünüze vurma ihtiyacı duymayacak kadar ilgi yoksunluğu çeker.
Kimi zaman bu kesintinin sebebi anlaşmazlıklar olarak görülür. Siyasi görüş, tutulan futbol takımı, üçüncü şahıslar hakkındaki görüşler, siyah veya beyaz.. Karşıt görüşler birbirine itici bir güçle bağlıdır. İki karşıt karşı karşıya geldiğinde, konuşmaya olan ihtiyaç artarken, arkadaşlık bağı daha da incelir. Konuşmanın harareti artar, tartışılan fikir kişiselleştirmeye dönüşür, hakarete evrilir ve hatta kavgayla sonuçlanabilir. Bu durumda anlaşmazlık yaşayan kişi, pragmatik düşünüp arkadaşıyla konuşmayı keser.
Kimi zaman ise sebebi bilinmez. Hiç lafı eğip bükmeyeceğim. Liseden beri tanıştığım, hatta hayatımın büyük bir evresinde "en iyi arkadaşım" diyeceğim birisinin facebook bildiriminde gördüm bunu. O gün bir ayet paylaşmıştım (hatırlamıyorum ne hakkında idi) Bu arkadaş üzerine mi alınmış ne olduysa bana saçma sapan bir neden sunarak iletişimi kesti. Öyle ki telefon numaramdan, tüm sosyal medya hesaplarıma kadar bağını kopardı. Korona geçirdi arayamadım, ben geçirdim onun haberi bile olmadı.
Gerekçe aynen şuydu: "Kardeş iyi güzel de her gün böyle şeyler paylaşıyorsun, okuyunca sanki ben kafirmişim gibi geliyor"
Kafir değilsin kardeşim ama çok vefasızsın, bu kesin.
Çoğunlukla yalancılık bunun sebebi olur. İnsanoğlu içgüdüsel olarak yeni tanıştığı kişilerin zekâ seviyelerini kendinden aşağı görür. Konuştukça bu önyargısı değişir veya değişmez. İşte bu aşamada, karakteristik olarak kendini yukarı taşıma ihtiyacı yalanı da beraberinde getirir. Muhatab bunu fark ederse, konuşma bir anda kesilebilir. Çünkü kişi sizin yalancı oluşunuzu bile yüzünüze vurma ihtiyacı duymayacak kadar ilgi yoksunluğu çeker.
Kimi zaman bu kesintinin sebebi anlaşmazlıklar olarak görülür. Siyasi görüş, tutulan futbol takımı, üçüncü şahıslar hakkındaki görüşler, siyah veya beyaz.. Karşıt görüşler birbirine itici bir güçle bağlıdır. İki karşıt karşı karşıya geldiğinde, konuşmaya olan ihtiyaç artarken, arkadaşlık bağı daha da incelir. Konuşmanın harareti artar, tartışılan fikir kişiselleştirmeye dönüşür, hakarete evrilir ve hatta kavgayla sonuçlanabilir. Bu durumda anlaşmazlık yaşayan kişi, pragmatik düşünüp arkadaşıyla konuşmayı keser.
Kimi zaman ise sebebi bilinmez. Hiç lafı eğip bükmeyeceğim. Liseden beri tanıştığım, hatta hayatımın büyük bir evresinde "en iyi arkadaşım" diyeceğim birisinin facebook bildiriminde gördüm bunu. O gün bir ayet paylaşmıştım (hatırlamıyorum ne hakkında idi) Bu arkadaş üzerine mi alınmış ne olduysa bana saçma sapan bir neden sunarak iletişimi kesti. Öyle ki telefon numaramdan, tüm sosyal medya hesaplarıma kadar bağını kopardı. Korona geçirdi arayamadım, ben geçirdim onun haberi bile olmadı.
Gerekçe aynen şuydu: "Kardeş iyi güzel de her gün böyle şeyler paylaşıyorsun, okuyunca sanki ben kafirmişim gibi geliyor"
Kafir değilsin kardeşim ama çok vefasızsın, bu kesin.
kendinle aran nasıl
İdare ediyoruz..
tağut
inkar edilmesi gereken.
"dinde zorlama yoktur. çünkü doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır. o hâlde, kim tâğûtu tanımayıp (inkar eder-yekfür) allah'a inanırsa, kopmak bilmeyen sapasağlam bir kulpa yapışmıştır. allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir." bakara-256
allah'ı inkar eden birine "allah var mı?" diye sorduğunuzda "yok." der. tağut'u inkar eden birine "tağut var mı?" diye sorduğunuzda da aynı cevabı alırsınız. eğer hala "tağut var." diyorsanız mesajı tam olarak anlamamışsınız, sözün en güzeline uymamışsınız demektir.
“atalarım ibrahim, ishak ve yakub'un dinine uydum. bizim, allah'a herhangi bir şeyi ortak koşmamız (söz konusu) olamaz (ma kane, imkanın tersi) . bu, bize ve insanlara allah'ın bir lütfudur, fakat insanların çoğu şükretmezler.” yusuf-38
asıl medrese-i yusufiye'den çıkarılacak ders şudur ki insanın allah'a herhangi bir şeyi ortak koşması mümkün değildir.
kur'an her seviyeye göre farklı dersler veren bir öğretmenin kitabıdır. bir taraftan allah'a ortak koşabileceğini sananlara, allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz der (nisa-48), diğer taraftan elçi yusuf üzerinden allah'a ortak koşmanın mümkün olmadığını öğretir. bir taraftan tağut kulluk etmekten kaçınıp allah'a yönelenleri müjdeler (zümer-17), diğer taraftan tağut'u inkar edip allah'a inananların kopmak bilmeyen bir kulba yapıştığını müjdeler (bakara-256) .
zaten allah'tan başka ilah, kendisine ibadet edilen olmadığından allah'ın ortağı olması da tağut'a kulluk etmek de imkansızdır.
"dinde zorlama yoktur. çünkü doğruluk sapıklıktan iyice ayrılmıştır. o hâlde, kim tâğûtu tanımayıp (inkar eder-yekfür) allah'a inanırsa, kopmak bilmeyen sapasağlam bir kulpa yapışmıştır. allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir." bakara-256
allah'ı inkar eden birine "allah var mı?" diye sorduğunuzda "yok." der. tağut'u inkar eden birine "tağut var mı?" diye sorduğunuzda da aynı cevabı alırsınız. eğer hala "tağut var." diyorsanız mesajı tam olarak anlamamışsınız, sözün en güzeline uymamışsınız demektir.
“atalarım ibrahim, ishak ve yakub'un dinine uydum. bizim, allah'a herhangi bir şeyi ortak koşmamız (söz konusu) olamaz (ma kane, imkanın tersi) . bu, bize ve insanlara allah'ın bir lütfudur, fakat insanların çoğu şükretmezler.” yusuf-38
asıl medrese-i yusufiye'den çıkarılacak ders şudur ki insanın allah'a herhangi bir şeyi ortak koşması mümkün değildir.
kur'an her seviyeye göre farklı dersler veren bir öğretmenin kitabıdır. bir taraftan allah'a ortak koşabileceğini sananlara, allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz der (nisa-48), diğer taraftan elçi yusuf üzerinden allah'a ortak koşmanın mümkün olmadığını öğretir. bir taraftan tağut kulluk etmekten kaçınıp allah'a yönelenleri müjdeler (zümer-17), diğer taraftan tağut'u inkar edip allah'a inananların kopmak bilmeyen bir kulba yapıştığını müjdeler (bakara-256) .
zaten allah'tan başka ilah, kendisine ibadet edilen olmadığından allah'ın ortağı olması da tağut'a kulluk etmek de imkansızdır.
biontech
Daha anam babam usulü aşı olan sinovac yerine, dna koduyla oynayan, daha çok entellektüel ve sosyal statüsü yüksek kesimin tercih ettiği aşı. Yeni bir aşı türü olduğundan önümüzdeki yıllardaki veya gelecek nesillerdeki etkilerini öngöremiyoruz maalesef. Dna rna derken Daha teknolojik mi geldi millete, yoksa almanlara olan inanç çin'den daha mı fazla geldi bilmem ama biontech'in daha çok tercih edildiğini görüyoruz. Şifa olsun.
protez saç
İmplant saç tercihimdir.
biontech
Bir kısım insanın şikayetçi olduğu aşı...
Kalp, kas ağrıları artarak devam eden belli bir kesim var.
1 aydır yatana da denk geldim.
İsrail o kadar aşılama yaptığı halde varyant sebebiyle maskeyi yeniden gündeme aldı.
Kalp, kas ağrıları artarak devam eden belli bir kesim var.
1 aydır yatana da denk geldim.
İsrail o kadar aşılama yaptığı halde varyant sebebiyle maskeyi yeniden gündeme aldı.
öğrenildiğinde insana ufuk katan şeyler
İslam alimlerinden Cüneyd-i Bağdadi vefat ettikten sonra bir dostu onu rüyasında görür. Hasretle ve merakla şu soruyu sorar:
"Üstad.. senin bir çok iyiliğin ve faziletin vardı. Kimbilir rabbim hangi birine ne türden mükafatlar lütfeylemiştir sana?"
Bağdadi'nin cevabı, iş bu başlığın da cevabını oluşturur:
"Hepsi bir yana, seherde kıldığım iki rekat namaz bir yana.."
Fecr-i kazib'ten fecr-i sadık'a esenlik veren rabbe hamdolsun.
"Üstad.. senin bir çok iyiliğin ve faziletin vardı. Kimbilir rabbim hangi birine ne türden mükafatlar lütfeylemiştir sana?"
Bağdadi'nin cevabı, iş bu başlığın da cevabını oluşturur:
"Hepsi bir yana, seherde kıldığım iki rekat namaz bir yana.."
Fecr-i kazib'ten fecr-i sadık'a esenlik veren rabbe hamdolsun.
biontech
Alman aşısı. Bir senedir koronavirüs ile köşe kapmaca oynarken sonunda tutup kendi isteğimizle vücudumuza sokmak ilginç oldu. ilk etapta yan etki olarak özellikle ilk gece uyutmayan bir kol ağrısı üç gece devam etti. Başka bir etki olursa yaşayarak öğreneceğiz.
turkovac
umutla bekliyoruz.
turkovac
2 senedir dünyanın anasını ağlatan Covid19 belasına karşı üretilen yerli aşı. Bayrak direği ipini üretmekle övünen türkiye'den, global bir pandemiye aşı üreten Türkiye'ye evrilmek mutluluk verici.
2. ve 3. Dünya ülkelerinin umut kaynağı olduk böylece
2. ve 3. Dünya ülkelerinin umut kaynağı olduk böylece
günü gününe ders çalışmak
15 yıldır asla yapamadığım eylem. Birinci sınıfta bütün ödevlerimi son saatlere bırakır annemle yapardım. 15 yıl geçmiş hala değişim yok. Son güne, son dakikaya bırakmadan yapamıyorum..
baba
Güven kelimesinin sözlük karşılığı. Her zaman arkanda olan, ömrü yettiği kadar ne zaman giderseniz gidin sizi bekleyen, hayatinizdaki nadir kisilerden biridir. Elinizi uzatsaniz hemen oradadir. O kadar büyük anlam yükleminizdir ki babalar üzülmez, ağlamaz her zaman dimdik durur yada durmalıdır, diye düşünürüz. Bu sebeple kendileride bu zihniyetle yaşamlarını devam ettirmeye çalışırlar. Mesela agabeyim vefat ettiginde biz hep anneme uzulduk, hala onun icin ağlarız. Hiç babam sen nasilsin demek, aklimiza bile gelmedi. Bize o kadar güven vermis ki o hep iyi olmali, olmak zorundaydı. Ayrıca bu vesileyle sozlukteki tüm babalarımızın babalar günü kutlu olsun. Allah yokluklarini göstermesin.