Güven Sözlük - Güncel Başlıklar ve Entry'ler
güven sözlük
subjektif yorumlarla değerlendirilmemesi gereken sözlük. bir süredir sözlüğün geliştirilmesi için giri'ler için vakit ayırıyorum. Tanıdığım, kalemine güvendiğim her kişiyi de aktif üye olması için teşvik ediyorum. herkesin kendine göre yazma sebepleri var. bir çoğunun kronik sosyal medya rahatsızlığı olan beğenilme veya sosyal sorunları olanların kendini ifade etme ihtiyacı gibi gördüğü bu giri'leri benim yazma sebebim biraz farklı. Meşhur sözlüklerin kurulduğu zamanları tecrübe etmiş bir kardeşiniz olarak, sözlük gibi platformların zamanla kirlenişine, kirletilişine şahit oldum. Bu yazgıyı durdurmaya çalışmanın bile, bu zelil akıbete hizmet ettiğini anladım. Bu yüzden yeni kurulan, özgün, hürriyetperver platformlara vakit ayırmayı kendime bir görev biliyorum. Ne yönetim kadrosuna dahil olmak, ne reyiz olmak, ne de emektar bir asosyal olarak anılma derdim yok. Sadece gidişatı görmek istiyorum.
Son günlerde de sözlüğün bir ivme yakaladığı açık. Elbette bu bazı çevreleri rahatsız ediyor. Aleyhimize söylenen sözler, çirkin yakıştırmalar, iftira ve hakaretler havada uçuşuyor bu yüzden. Politize olmuş ve sığ düşünce yapısının kendisini hapsettiği dar kalıplardan başka dünya görüşünü tecrübe etmemiş ergenlerin orada burada sözlüğü "cahil, yobaz, çomar, atatürk düşmanı" gibi hayali yaftalar yakıştırmasının ardında da bu başarı var zaten. Gördüğüm kadarıyla her görüşten, her ideolojiden yazarlarımız var ve alışılagelmiş olanın aksine tahammül aralıkları var. Bu da sabit fikirli insanları rahatsız ediyor doğal olarak. Fatih Tezcan'ın da Eren Erdem'in de görüşlerinin özgürce savunulabildiği bir platformu almıyor zihinleri. Harf inkılabını haksız, kanunların ithal edilmesini yersiz bulanların atatürk'e derin saygı duymasını bir yere oturtamıyor dar mantıkları. Hükümeti eleştirmenin muhalefet, alkışlamanın yandaşlık olarak algılandığı sanal bir alemde hayat sürüyorlar çünkü. Kuran'dan, hadisten, sünnetten bahsetmek gericilik, kuantumdan, kuarklardan bahsetmenin aydınlık olduğu kafalarına kazınmış çünkü. Ya Arap hayranısın, ya faşist milliyetçi! Ya yalakasın, ya hain! Ya şucusun ya bucu!
Bırakın abiler ablalar bırakın. Akif istiklal marşında tevriye sanatını kullanmış ve:
"Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imânı boğar,
'Medeniyyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?"
Diyerek, "ulusun!" İle hem müslüman türk evladına "ulu olduğu"nu söylüyor hem de imanı boğacak canavarın çıkardığı ulumanın korkutucu olmadığını anlatıyordu.
Ulusun, Korkma! Sözlük.
Son günlerde de sözlüğün bir ivme yakaladığı açık. Elbette bu bazı çevreleri rahatsız ediyor. Aleyhimize söylenen sözler, çirkin yakıştırmalar, iftira ve hakaretler havada uçuşuyor bu yüzden. Politize olmuş ve sığ düşünce yapısının kendisini hapsettiği dar kalıplardan başka dünya görüşünü tecrübe etmemiş ergenlerin orada burada sözlüğü "cahil, yobaz, çomar, atatürk düşmanı" gibi hayali yaftalar yakıştırmasının ardında da bu başarı var zaten. Gördüğüm kadarıyla her görüşten, her ideolojiden yazarlarımız var ve alışılagelmiş olanın aksine tahammül aralıkları var. Bu da sabit fikirli insanları rahatsız ediyor doğal olarak. Fatih Tezcan'ın da Eren Erdem'in de görüşlerinin özgürce savunulabildiği bir platformu almıyor zihinleri. Harf inkılabını haksız, kanunların ithal edilmesini yersiz bulanların atatürk'e derin saygı duymasını bir yere oturtamıyor dar mantıkları. Hükümeti eleştirmenin muhalefet, alkışlamanın yandaşlık olarak algılandığı sanal bir alemde hayat sürüyorlar çünkü. Kuran'dan, hadisten, sünnetten bahsetmek gericilik, kuantumdan, kuarklardan bahsetmenin aydınlık olduğu kafalarına kazınmış çünkü. Ya Arap hayranısın, ya faşist milliyetçi! Ya yalakasın, ya hain! Ya şucusun ya bucu!
Bırakın abiler ablalar bırakın. Akif istiklal marşında tevriye sanatını kullanmış ve:
"Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imânı boğar,
'Medeniyyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?"
Diyerek, "ulusun!" İle hem müslüman türk evladına "ulu olduğu"nu söylüyor hem de imanı boğacak canavarın çıkardığı ulumanın korkutucu olmadığını anlatıyordu.
Ulusun, Korkma! Sözlük.
tıp
ilkokul ve okul öncesi öğretmenlerinin oynatmayı çok sevdikleri oyunun adıdır.
toplu film izlerken sürekli soru soran tip
film durdurularak ortamdan tekme tokat uzaklaştırılması gereken şahsiyettir.
okuduğunu anlama özürlüsü insanlar
genellikle kitap okuma alışkanlığı olmayan, kelime hazinesi gelişmemiş bireylerdir.
etimoloji
Köken bilimi. Dildeki sözcüklerin kökenlerini ve diğer dillerle olan etkileşimlerini konu alır.
Günlük hayatımızda sıkça kullandığımız kelimelerin nereden nasıl bir yoldan geçerek dilimize yerleştiğini öğrenmek oldukça heyecan verici
şöyle güzel bi iki örnek verecek olursam;
"gözel - güzel" göze hoş gelen manasında. zaman içinde dönüşmüş.
mesela yeşil kelimesi ıslak, taze anlamına gelen "yaş" kelimesinden türemiştir. bitkilerin tazeliğini belirtmek açısından sıkça kullanırız.
köpek kelimesinin kökü ise "köp"tür ve eski türkçede "şişmek-kabarmak" anlamlarına gelir. Köpeklerin sinirlendiklerinde normalden daha iri görünmelerinden yola çıkarak aradaki bağlantıyı rahatlıkla anlayabiliriz.
bir başka örnek ise “Bey armudu” Bizden, İtalyancaya; İtalyancadan Fransızcaya geçmiş. Bize de “bergamot” olarak geri dönmüş.
Bir başka örnek ise "baz" eski farsça da oynayan anlamına gelir. Dolayısıyla canbaz canıyla oynayan, kumarbaz kumar oynayan vs. anlamını taşır.
Son olarak da hepimizin bildiği turkuaz kelimesi
Osmanlıdan fransa'ya giden firuze taşına Türk taşı anlamına gelen "turquoise" demişler ve bize renk ve taş ismi şeklinde bir geri dönüşü olmuş.
Günlük hayatımızda sıkça kullandığımız kelimelerin nereden nasıl bir yoldan geçerek dilimize yerleştiğini öğrenmek oldukça heyecan verici
şöyle güzel bi iki örnek verecek olursam;
"gözel - güzel" göze hoş gelen manasında. zaman içinde dönüşmüş.
mesela yeşil kelimesi ıslak, taze anlamına gelen "yaş" kelimesinden türemiştir. bitkilerin tazeliğini belirtmek açısından sıkça kullanırız.
köpek kelimesinin kökü ise "köp"tür ve eski türkçede "şişmek-kabarmak" anlamlarına gelir. Köpeklerin sinirlendiklerinde normalden daha iri görünmelerinden yola çıkarak aradaki bağlantıyı rahatlıkla anlayabiliriz.
bir başka örnek ise “Bey armudu” Bizden, İtalyancaya; İtalyancadan Fransızcaya geçmiş. Bize de “bergamot” olarak geri dönmüş.
Bir başka örnek ise "baz" eski farsça da oynayan anlamına gelir. Dolayısıyla canbaz canıyla oynayan, kumarbaz kumar oynayan vs. anlamını taşır.
Son olarak da hepimizin bildiği turkuaz kelimesi
Osmanlıdan fransa'ya giden firuze taşına Türk taşı anlamına gelen "turquoise" demişler ve bize renk ve taş ismi şeklinde bir geri dönüşü olmuş.
27 eylül preveze deniz zaferi
27 Eylül Preveze Deniz Zaferi'nin 481. Yıldönümünü ve Deniz Kuvvetleri Günü'nü kutluyor,
Üstlendikleri zor ve önemli görevleri yerine getirirken hayatlarını kaybeden bütün şehitlerimizi rahmet ve şükranla anıyorum.
Üstlendikleri zor ve önemli görevleri yerine getirirken hayatlarını kaybeden bütün şehitlerimizi rahmet ve şükranla anıyorum.

insan ne zaman insan olmaktan çıkar
Yüreği kuruduğu zaman
insan ne zaman insan olmaktan çıkar
Sevdiklerine zarar verildiğinde olabilir. Şahsım adına bir kötülük gördüğüm zaman daha kolay sineye çekebiliyorum ancak mevzu bahis ailemse hiç çekinmeden kendimi aşabilirim.
ahlâk bekçiliği
Kendine kör dilsiz, elalemi asan kesen, sürekli yargılayan sözde namus timsali kimselerin benimsediği tavır. Sorsan yaptığında hiçbir art niyet hiçbir kötülük bulmaz. Ülkedeki çoğu insan birbirine yaranmak için yapıyor bunu genelde. Çünkü çok severiz insanları böyle ağır konularda yermeyi, yanlışını yüzüne vurmayı. İnsan olduğumuzu unutarak, dört dörtlük olamayacağımız gerçeğini göz ardı ederek.
Bu konuda hassasiyeti olan insan aksi davranır. Ben öyle gözlemledim çoğunlukla. Gerçekten ahlaklı olan insan bunu dillendirmeye, bununla övünmeye çekinir, insanlara vaaz vermeyi- yargılamayı kendine yakıştırmaz. Çünkü bilir ki yaptığı en ufak bi hatada insanlar onu bu yönüyle itin götüne sokar. Kimi farkında olmadan yapıyor kimi bile isteye. Ama ister bilinçli ister bilinçsiz hiç sekmez "kim namus ve ahlâk şövalyeliği yapıyorsa, bilin ki en namussuzu o' dur demiş Nietzsche. Aksine hiç şahit olmadım.
Bu konuda hassasiyeti olan insan aksi davranır. Ben öyle gözlemledim çoğunlukla. Gerçekten ahlaklı olan insan bunu dillendirmeye, bununla övünmeye çekinir, insanlara vaaz vermeyi- yargılamayı kendine yakıştırmaz. Çünkü bilir ki yaptığı en ufak bi hatada insanlar onu bu yönüyle itin götüne sokar. Kimi farkında olmadan yapıyor kimi bile isteye. Ama ister bilinçli ister bilinçsiz hiç sekmez "kim namus ve ahlâk şövalyeliği yapıyorsa, bilin ki en namussuzu o' dur demiş Nietzsche. Aksine hiç şahit olmadım.
sahibinin sesiyle okunan cümleler
Ne kadar salak salak sorular bunlar ya ? Kaç yaşındasın sen ?
herkesle arasını iyi tutmaya çalışan insan
Dedikodu esnasında muhabbete hiç katılmayıp olan biteni sessizce inceleyen kişidir bu aynı zamanda.
Bu gün, olmasa ne yapardık? , dediğim tek iletişim aracımız..
26 eylül 2019 istanbul depremi
ne kadar hazırlıksız olduğumuzu bir kere daha yüzümüze vuran deprem. buna karşılık yine her zamanki gibi gerekli ders alınmayacaktır.

