2007 yılında vizyona girmiş film.
ben bu filmi sırf müziklerini kaki king yaptı diye izledim. zira kendisinin yıllardır hayranıyım.
film 25 milyon dolar bütçeyle çekilmiş ve 65 milyon hasılat yapmış.
açıkçası çok beğenmedim. ayrıca kaki king'in film için yaptığı müzikleri de hiç beğenmedim. bu kadın süper albümler yapsa da film müziklerinde sıçıp batırıyor bence. şu adını hatırlayamadığımım gezginin filmine yaptığı müzik de berbat ötesiydi. diğer besteleriyle kıyaslarsanız farkı görürsünüz. kadının kardeşinin düğünü için bestelediği müzik bile buradaki müziklerinden kat kat daha iyi.
ana karakteri çocuk da olsa, bence çocuklara uygun bir film değil. zira işin içinde cinsellik de var. daha çok "anne-babalar ağlasın" diye yapılmış bir film gibi duruyor.
yalnız filmin resim seçicisi ve görüntü yönetmeni çok iyi işler çıkartmış. o konuda tebrik ediyorum çalışanları. senaryo, müzikler falan berbat ama görüntüler harika.
bir de august rush karakterinin gitar çaldığı bölümlerde kaki king'in elleri gösterilmiş hep. cidden akıcılığı bozmadan kurguyu çok iyi kotarmışlar.
Güven Sözlük - Güncel Başlıklar ve Entry'ler
günün sözü
Neye inanirsan bir gün onu yaşarsın
güne bir söz bırak
“Hiçbir şey yapmadan da yorulabiliyor insan, düşündükleri ağır geliyor mesela..“
Octavio Paz
Octavio Paz
ormancı
Kime kin ettin de, gidin elleri ah
Yakin iken ırak ettin yolları, oy beni beni
Mihnetine diktim gülleri
Vardın gittin bir soysuza yoldurdun
Sen gönlün olunca beni ararsın ah
Siyah zülfü tel tel eder tararsın, oy beni beni
Madem ayrılmakmış muradın
Niye beni ateşlere yandırdın
Çıktım belek kayvesine, baktım ovaya
Bay Mustafa çağırdı, dam oynamaya
Ormancı da gelir gelmez yıkar masayı
Laf anlamaz ormancı, çekmiş kafayı
Aman ormancı, canım ormancı
Köyümüze getirdin yoktan bir acı
Köyümüzün suları hoştur içmeye
İçinde köprüsü var gelip geçmeye
Yarimi vurdular bir hiç içine
Yazık ettin ormancı köyün gencine...
Yakin iken ırak ettin yolları, oy beni beni
Mihnetine diktim gülleri
Vardın gittin bir soysuza yoldurdun
Sen gönlün olunca beni ararsın ah
Siyah zülfü tel tel eder tararsın, oy beni beni
Madem ayrılmakmış muradın
Niye beni ateşlere yandırdın
Çıktım belek kayvesine, baktım ovaya
Bay Mustafa çağırdı, dam oynamaya
Ormancı da gelir gelmez yıkar masayı
Laf anlamaz ormancı, çekmiş kafayı
Aman ormancı, canım ormancı
Köyümüze getirdin yoktan bir acı
Köyümüzün suları hoştur içmeye
İçinde köprüsü var gelip geçmeye
Yarimi vurdular bir hiç içine
Yazık ettin ormancı köyün gencine...
ormancı
Gevenes Köyü'nde yaşayan ağa oğlu Mustafa Şahbudak, köy Muhtarı Tevfik Cezayir'in en yakın arkadaşıdır. Bu ikili her akşam köy kahvesinde dama maçı düzenler. Bir temmuz akşamı yine dama tahtasının başına otururlar. Oyunun yarısında "Sarı Memet" lakaplı orman memuru Mehmet İn, çıkagelir. Mehmet, sarhoştur. Ormancı ile muhtar arasında bir evrak yüzünden tartışma başlar. Mustafa Şahbudak, masayı dağıtan ormancıya tokat atar. Ormancı Mehmet, kamasını çıkarıp Şahbudak'ı kolundan yaralar. Şahbudak ormancıyı korkutmak için, belindeki tabancayı çıkarır, yere doğru ateş eder. Ormancı, bunun üzerine kaçmaya başlar. Şahbudak kaçmasın diye, bir el daha ateş eder. Ama Şahbudak, kaza kurşunu ile dostu Tevfik'i öldürmüştür. Yaşanan bu acı olayı, Tahir Usta bestelemiş
stanley kubrick
sinemanın johann sebastian bach'ıdır benim gözümde. zira o da bach gibi deli gibi çalışmıştır.
adam filminin geçtiği şehrin hava basıncı raporlarını bile okuyacak kadar işine önem veren birisi.
türkiye'ye cumhurbaşkanı olsaydı şu an gerçekten süper güç falan olurduk herhalde.
adam filminin geçtiği şehrin hava basıncı raporlarını bile okuyacak kadar işine önem veren birisi.
türkiye'ye cumhurbaşkanı olsaydı şu an gerçekten süper güç falan olurduk herhalde.
yaratıcı
bence evrenin işleyişi yaraticiya işarettir.
ben şahsen big bange inanan bir insanım ve hawkingin zamanin kisa tarihi adlı eserinde bahsettiği tanrının eli meselesi gerçektir.
bahsi geçen konu ise , big bang ilk başta vardı diyelim.
peki neden patladı.
bilim insanları buna cevap bulamadığından mutevellit tanrının eli değdi ve patladı diyen olmuştur.
2. sebep ise koca kainata bir bakalim.
güneş, dünya ,neptun , satürn ve bir çok gezegen ve yıldız.
şimdi şöyle düşünelim.
güneşte sürekli patlamalar oluyor ve çekirdeği kaynıyor , dünyanın çekirdeği sürekli sıcak bu nasıl mümkün ? yani bi jeneratör yok bi motor yok bu dönüşümü neden sağlıyor.
evren soğumaya meyilli iken bu yanan magmalar ve gunesteki hidrojen helyum diye giden füzyon tepkimeleri nasıl aralıksız devam ediyor diye merak ediyorum ve işi bir yerde yaraticiya bağlıyorum.
3 ve sonuncu ise yani neden biz bilincliyiz evrim neden bizde bilinç oluşturdu.
tesadüf olabilir mi bir tek bizde bilinç oluşması kafamdaki enteresan sorulardan.
yani en basit 3 ornek bu şekilde bir yaratıcı vardir diye düşünüyorum.
acaba hangisi diye tartisilabilir .
çünkü din mantıklı mantıksızlık üzerine kurulur.
yani mantiklidir ama algilarimiz son seviyeye ulaşmadığı için mantıksız gelir en azindan ben acimdan islamiyet öyle.
velhasili kelam bence yaratici vardir kafamdaki sorular cevaplanana kadar.
ben şahsen big bange inanan bir insanım ve hawkingin zamanin kisa tarihi adlı eserinde bahsettiği tanrının eli meselesi gerçektir.
bahsi geçen konu ise , big bang ilk başta vardı diyelim.
peki neden patladı.
bilim insanları buna cevap bulamadığından mutevellit tanrının eli değdi ve patladı diyen olmuştur.
2. sebep ise koca kainata bir bakalim.
güneş, dünya ,neptun , satürn ve bir çok gezegen ve yıldız.
şimdi şöyle düşünelim.
güneşte sürekli patlamalar oluyor ve çekirdeği kaynıyor , dünyanın çekirdeği sürekli sıcak bu nasıl mümkün ? yani bi jeneratör yok bi motor yok bu dönüşümü neden sağlıyor.
evren soğumaya meyilli iken bu yanan magmalar ve gunesteki hidrojen helyum diye giden füzyon tepkimeleri nasıl aralıksız devam ediyor diye merak ediyorum ve işi bir yerde yaraticiya bağlıyorum.
3 ve sonuncu ise yani neden biz bilincliyiz evrim neden bizde bilinç oluşturdu.
tesadüf olabilir mi bir tek bizde bilinç oluşması kafamdaki enteresan sorulardan.
yani en basit 3 ornek bu şekilde bir yaratıcı vardir diye düşünüyorum.
acaba hangisi diye tartisilabilir .
çünkü din mantıklı mantıksızlık üzerine kurulur.
yani mantiklidir ama algilarimiz son seviyeye ulaşmadığı için mantıksız gelir en azindan ben acimdan islamiyet öyle.
velhasili kelam bence yaratici vardir kafamdaki sorular cevaplanana kadar.
mum alevi ile oynayan kedinin öyküsü
bir mum yanıyordu bir evin bir odasında.
o evde bir de kedi vardı
geceler indiğinde kendi havasında
mum yanar, kedi de oynardı.
mumun yandığı gecelerden birinde
kedi oyunlarına daldı.
oyun arayan gözlerinde
mumun alevi yandı,
baktı,
mumun titrek alevinde
oyuna çağıran bir hava vardı.
oyunlarını büyüten kedi büyüdü
kendi türünde çocukçasına,
döndü dolaştı, yavaş yavaş yürüdü
geldi mumun yanına, oyuncakçasına.
bir baktı, bir daha, bir daha baktı
mumun alevinin dalgalanmasına
uzandı bir el attı.
bıyıklarını yaktırmadan anlamayacaktı..
ilk kez gördüğü mumun yakmasına
inanmayacaktı.
kedi oyunlarında büyüyordu,
mum, üşüyordu yanmalarında.
zaman ikili yürüyordu
aralarında.
bir ayrışım görünüyordu
birinin yanmalarında
öbürünün oynamalarında.
kedi oyunlarında büyüyordu,
yitirerek gitgide oyunlarını.
mum küçülüyordu yanmalarında,
yitirerek gitgide yakmalarını.
oynarken büyüyen kedi yanacak,
aydınlatırken küçülen mum yakacaktı.
küçülen yaka-yaka aydınlatacak,
büyüyen yana yana anlayacaktı.
bir mum yanmasından
ve bir kedi oyunundan
kaldı sonunda
bir gecenin tam ortasında
bir evin bir odasında
göz-göze susan
iki insan.
mum yandı bitti.
kedi büyüdü gitti.
oyunlar karıştı gecelerde
suskun uykusuzluklara.
o iki insandan, sonunda
birinin anılarında kedi,
birinin dalmalarında mum
kaldı gitti.
nerede bir mum yansa şimdi
nerede oynasa bir kedi,
birbirine yansıyor, karışıyor gölgeleri…
bugün dün gibi oluyor,
dün bugün gibi.
mum ellerimi tırmalıyor,
belleğimi yakıyor kedinin elleri.
o evde bir de kedi vardı
geceler indiğinde kendi havasında
mum yanar, kedi de oynardı.
mumun yandığı gecelerden birinde
kedi oyunlarına daldı.
oyun arayan gözlerinde
mumun alevi yandı,
baktı,
mumun titrek alevinde
oyuna çağıran bir hava vardı.
oyunlarını büyüten kedi büyüdü
kendi türünde çocukçasına,
döndü dolaştı, yavaş yavaş yürüdü
geldi mumun yanına, oyuncakçasına.
bir baktı, bir daha, bir daha baktı
mumun alevinin dalgalanmasına
uzandı bir el attı.
bıyıklarını yaktırmadan anlamayacaktı..
ilk kez gördüğü mumun yakmasına
inanmayacaktı.
kedi oyunlarında büyüyordu,
mum, üşüyordu yanmalarında.
zaman ikili yürüyordu
aralarında.
bir ayrışım görünüyordu
birinin yanmalarında
öbürünün oynamalarında.
kedi oyunlarında büyüyordu,
yitirerek gitgide oyunlarını.
mum küçülüyordu yanmalarında,
yitirerek gitgide yakmalarını.
oynarken büyüyen kedi yanacak,
aydınlatırken küçülen mum yakacaktı.
küçülen yaka-yaka aydınlatacak,
büyüyen yana yana anlayacaktı.
bir mum yanmasından
ve bir kedi oyunundan
kaldı sonunda
bir gecenin tam ortasında
bir evin bir odasında
göz-göze susan
iki insan.
mum yandı bitti.
kedi büyüdü gitti.
oyunlar karıştı gecelerde
suskun uykusuzluklara.
o iki insandan, sonunda
birinin anılarında kedi,
birinin dalmalarında mum
kaldı gitti.
nerede bir mum yansa şimdi
nerede oynasa bir kedi,
birbirine yansıyor, karışıyor gölgeleri…
bugün dün gibi oluyor,
dün bugün gibi.
mum ellerimi tırmalıyor,
belleğimi yakıyor kedinin elleri.
menzil tarikatı
15 Aralık 2018 menzil çevresi için internette değişik söylentiler var...
ophelia
22 temmuz 2009 kaya'nın yedinci single'ı.
şarkı, william shakespeare'in hamlet isimli oyunundaki ophelia isimli karakterden esinlenilerek yazılmış.
şarkı, william shakespeare'in hamlet isimli oyunundaki ophelia isimli karakterden esinlenilerek yazılmış.
kanon wakeshima
esasında çellist olan bir japon şarkıcı. 2012'ye kadar mana prodüktörlüğünde çalışmıştır. sonra da warner'a transfer olmuştur ki bence sıradan bir popçuya dönüşmesine sebep olmuştur bu olay. ben bu kadının daha çok mana ile ortaya koyduğu işleri seviyorum şahsen.
abraham maslow
başarılarını dırdırcı bir anneye borçlu yahudi çocuğu.hayatı boyunca ne istediğini bulamamış bilememiş o üniversiteden o üniversiteye geçmiş ama yine de yaşamın tadına varamamış eğitim neferi.bir yahudi çocuğu.teoloji ile ilgilenmiş en büyük araştırması eğitim alanında olmuş 'maslow un ihtiyaçlar hiyerarşisi' ni kazandırmıştır. buna göre insan hayatı temel ihtiyaçlar üzerine kuruludur ilk sırada açlık barınma gelirken bunların kaşılanmasıyla piramitte bi üst seviyeye çıklır sevgi saygı bilme anlama gibi ikincil ihtiyaçlarla piramit devam eder.en üstte kendini gerçekleştirme bulunur ki bu pek mümkün değildir.yaşamı bu piramitte yukarıya doğru seyehat olrak değerlendiren maslow mutsuz kendine güvensiz bir insandır.
maslow teorisi
maslow teorisi
günün sözü
"sahip olduğunuz tek şey bir çekiçse,herkesi çivi olarak görürsünüz."
abraham maslow
abraham maslow
...and justice for all.
Metallica'nın bir şarkısı ve aynı adı taşıyan albümü.


